TABANDAN ISITMA
Yıllardır ISIYER, yerden ısıtma alanında eşsiz deneyimini biriktirdi. Kuzey ülkelerinde iklim koşulları Güneyden Kutba doğru değişim gösterir.Kışlar genellikle uzun ve serttir.
ISIYER yerden ısıtma sisteminin doyurucu performansı yıllardır bu şartlar altında denenmiştir.Bu kitap, PEXa boru kullanılan yerden ısıtma sistemi tasarımı için, gerekli temel bilgiyi verir.Amaç, Teknisyenleri, mühendisleri ve diğer profesyonelleri PEXa yerden ısıtma sisteminin belli avantajlarından haberdar etmektir.
Bu kitapta sunulan bilgiler, çok katlı dairelerin veya normal büyüklükte villaların yerden ısıtma sisteminin tasarımı için yeterlidir. Daha büyük işler için Ek bilgi ISIYER tarafından sağlanacaktır.Yerden ısıtma tasarımı ve inşası basit olmakla beraber, doyurucu sonuç için en iyi sigorta işin profesyoneller tarafından yapılmasındandır. ISIYER, yerden ısıtma için tam sistem sunar. Temizdir,esnektir ve inşası kolaydır. Sistem geniş bir boru ve ilgili parçalar yelpazesinden oluşur. Sistem mühendisliğinin avantajı, tüm parçalar beraber çalışacak şekilde seçilmiştir ve böylece parçaların uyumsuzluğundan ve olası düşük performansından kaçınılmıştır.
Geçen 26 yılda ISIYER kendi test imkanları ve bağımsız labratuvarlar PEXa boruyu yerden ısıtma sistemini geliştirmede kullanılmıştır. Sistem her grubun iki uçtan kontrol edildiği gidiş ve dönüş kolektörleri prensibine göre çalışır. Gidiş kolektöründeki vana bir oda termostatı ile veya manuel bir kol ile donatılabilir. Dönüş kolektörü her grubun su debi oranını kontrol etmek için ‘Locksiheld’ lı bir vana ile donatılmıştır. Böylece herhangi bir basınç değişimi eşitlenir. Sistem genelde grup boyunca 5 C lik sıcaklık farkına dayanarak çalışır.
PEXa yerden ısıtma sistemi PEXa (oksijen difizyonu bariyerli) kullanılır. PEXa borular, Engel metoduna göre çapraz bağlanan yüksek yoğunluklu polietilenden yapılmıştır. Kolektörler ve fittingsler korozyona karşı dayanıklı (dezincification resistant DZR, DR) malzemeden üretilir. Termostat ve termstatik kafadan oluşan su sıcaklığı kontrol ekipmanı güvenilirdir. Açma-kapamalı su debisi ayarına dayanarak hassas oda sıcaklığı kontrolü sağlar. Aksesuar yelpazesi bir yerden ısıtma inşası için gerekli malzeme seçimini mümkün kılar.
2. Yaşam Konforu ve Sağlık:
İnsan bedeni genellikle 1,00-1,50 m yükseklikteki hava sıcaklığından etkilendiği gibi en çok ışıma ile ısınma ihtiyaçlarını giderirler. Yerden ısıtmada beden seviyesinde daha sıcak bir havanın bulunması, insanı çevreleyen duvarların iç yüzeylerinin daha sıcak olması nedeni ile ışıma ısı kazançlarının daha yüksek olması, ayrıca soğuk hava cereyanların ve de pencere ve dış kapılardan sızan havanın daha az olması nedeni ile, yerden ısıtmada insanlar adeta sıcak bir yorgana benzer bir konfor ortamına kavuşur. Bina içinde soğuk ve cereyanlı koridor ve mahallerin olmaması da ayrı bir konfor faktörüdür. Yerden ısıtmada yaşanılan hacim içersinde hareketli hiçbir mekanik ısıtma aksamı yoktur. Bu yüzden üflemeli konvektörler ve sıcak hava apareylerinde olduğu gibi gürültü ve titreşim de söz konusu değildir. Ayrıca yerden ısıtmada döşemeye serilen yalıtıcı izolatör köpük ve naylon branda ideal bir ek ısı yalıtımı olduğu kadar ses yalıtımı da sağlar. Bunun sonucunda katlar arasında gürültü iletimi azatlığından, daha sessiz ve sakin bir ortam oluşur.
Radyatör, konvektör gibi çok sıcak ve sert yüzeyler olmadığı için özellikle yaşlıları ve çocukları ilgilendiren cilt yanması ve çarpıp yaralanma tehlikeleri de tamamen bertaraf edilmiştir. Odaların temizlenmesi ise daha kolay yapılabilmektedir. Ayrıca kuru ve soğuk zeminlerde mikroorganizmaların üremesi sorunu da yoktur. Bu nedenle de yerden ısıtma, hastanelerde özellikle tavsiye edilmektedir [4-7]. Ayrıca yüksek sıcaklıktaki radyatör yüzeyleri arasından geçerken ısınan hava nemini kaybeder ve kurur. Giderek kuruyan bir hava ortamında çeşitli rahatsızlık belirtileri ve havayı nemlendirme gereği ortaya çıkar. Bu amaçla ek nemlendirme cihazlan gerekebilmekte veya odayı havalandırma yolu seçilmektedir. Bu ise insanları ya kuru bir ortamda oturmaya ya da geçici de olsa pencereleri açarak üşüme ikilemi ile baş başa bırakmaktadır. Yerden ısıtma sisteminde ise hacimlerin nemlendirilme ihtiyacı minimum düzeydedir. Sıcak yüzeylerde havanın pişmesi (baking-effect) nedeni ile is ve koku oluşması gibi bir sorun döşemeden ısıtmada söz konusu değildir. Diğer sistemlerde ise bu sorun sık sık odayı havalandırma gereğini doğurur. Klasik sistemlerde ısı taşanımı daha yüksek oranda olması nedeni ile kirli radyatör yüzeylerinden kalkan tozlar bütün odaya yayılmakta, tozlu ve kirli, kısacası sağlıksız bir hava dolaşımı oluşmaktadır. Yerden ısıtmada ise hava hareketlerinin daha zayıf olması nedeni ile ısıtılan mahaller içersinde toz ve mikrop dolaşım tehlikesi minimum düzeydedir. Sırf bu nedenledir ki sağlık bakımından daha önemli yapılarda örneğin hastaneler, sanatoryumlar, koğuşlar, düşkünler yurdu, kreşler ve bakımevlerinde öncelikle yerden ısıtma tavsiye edilmektedir [4-8, s. 182]. Bu gerçek ise günlük hayatta karşılaşılan "yerden ısıtmada toz daha çok kalkar" kuşkusunu bertaraf etmektedir.
Her dairenin kendine ait bir veya birkaç kolektör dolabının bulunması nedeni ile ve her oda modülasyonu (yerden ısıtma birimi) ayrı vana ile kontrol edilebildiğinden konfor gereksinimine göre bağımsız ve tamamen o dairede yaşayan sakinlerin isteğine göre kolaylıkla ayar yapma imkanı da yerden ısıtmanın ayrı bir konfor ve psikolojik avantajıdır. Şekil 4-6'da konforlu bir odada gerekli iç sıcaklığın duvarların ortalama iç yüzey sıcaklığına olan bağımlılığı görülmektedir. Bu ilişki yaklaşık olarak aşağıdaki denklem ile tarif edilebilir: Ta=Tk+ αr /αr (Te-Tu )
Görüldüğü üzere yerden ısıtmada duvar sıcaklıkları daha yüksek olduğu için oda hesap sıcaklığı (Ta) daha az, örneğin 14 °C'da başlar. Buna karşın kaloriferli bir sistemde aynı hesap
sıcaklığı en az 18 °Colmalıdır. Şekil 4-7'de ise hava dolaşım hızının (vh) konfor için gerekli oda sıcaklığına olan etkisi görülmektedir. Hava dolaşımı hızlandıkça konfor koşulları daha yüksek hesap sıcaklıkları gerektirmektedir.
Yerden ısıtma sistemlerinde genellikle 0.1 m/s. den daha yavaş hava dolaşımı söz konusudur. Bu nedenle de konfor sıcaklığı 20°C'ın altında olabilmektedir.
3.Mimari ve Estetik Avantajlar:
Yerden ısıtmada göze görünür hiçbir ısıtıcı eleman, tesisat borusu, bağlantı parçası yoktur. Bu hali ile gözü rahatsız etmez, adeta "sihirli" ve "görünmez" bir sistem mekanı ısıtır. Ana kontrol kolektörü ise bir dolap içinde kolaylıkla gizlenebilir. Mekanda ısıtıcı aparey ve tesisat borusu olmadığı için mekanın her santimetre karesi kullanılabilir. Bu suretle yerden ısıtma yer ve hacim tasarrufu sağlar. Genelde yer tasarrufu % 5 dolayındadır. Bu ise 100 m2'lik bir dairede 5 m2 demektir ki, bu da 1989 birim fiyatlarına göre yaklaşık 1.5 milyon TL kazanç demektir. Mimar ve tesisat mühendislerine ısıtıcıların konumlanması sorunundan uzak, yeni serbestilikler ve boyutlar kazandırılmakta, estetik yönünden yeni imkanlar tanınmaktadır.
4. Uygulama ve Bakım Kolaylığı:
Uygulaması çok kolaydır. 2 kişilik bir ekip bir günde 150m2lik ısıtma yüzeyini rahatlıkla döşeyebilir. Daha az kolon borusu kullanıldığından kolonlar daha çabuk çekilir. Özel yöntem olan Engel Metoduyla üretilen PEXa borular normal işletme koşullarında çok uzun ömürlüdürler. Borular imalat hatasına karşı 10 yıl garantili olarak pazarlanmaktadır. Malzeme termoplastik olduğundan birbirine benzemeyen metalik malzemelerde görülen katodik korozyona rastlanmaz. Daha az boru bağlantısı olduğu için sızdırma, paslamna ve arıza olasılığı daha azdır. Ayrıca iç yüzeyleri çok kaygan olan borular zamanla tıkanmaz ve çürümez. İyi bir işçilik uygulaması ile sistem pratik olarak bakını ve onarım gerektirmez. Sistemin hava yapma olasılığı daha az olup, kolektörden hava alınması kolay olduğu gibi, bu otomatik olarak da yapılabilir (Şekil 4-8). Aynı kolektöre çok uzun ve çok kısa modülasyon parkurları bağlandığında, basınç düşürücü vanalar ile dolaşım dengesinin sağlanması da oldukça basittir. (Şekil 6-30).
|
Şekil 4-8. Otomatik Hava Tahliye Prensibi |
Yapı duvarları iç yüzeyleri radyatörlü sistemlerde olduğu gibi islenmez, kir tutmaz. Bu nedenle sık, sık pahalı badana ve boya giderleri söz konusu değildir. Daha temiz bir ortamda bilgisayar, televizyon gibi pahalı elektronik aygıtların devrelerinde zamanla kir ve toz birikmez, arızalara neden olmaz. Nem, normal oranlarda olduğu için mobilya ve parke döşemeler daha uzun dayanırlar.
5. İşletme Kolaylığı:
Sistem genelde kendini kontrol edebildiği için aslında pahalı kontrol ve dış hava kompenzasyon tesisatına gerek yoktur. Nominal yükte ve sürekli rejimde çalışan bir kazana 4 yollu bir vana ile su geri dönüşünü sağlamak yeterli olmaktadır. Borularda dolaşan sıcak su 40°C dolayında olduğu için aynı kazan ve vanadan sıcak su boylerini beslemek, gerektiğinde ise (çok soğuk dış hava koşullarında), boylerde depolanmış sudan ısıtmada yararlanmak mümkündür. Yakıt pay ölçerin daha basitçe uygulanabilir olması nedeni ile apartmanlarda işletme giderlerinin daha kolay ve adil bir şekilde pay edilmesi mümkün olmaktadır.
6. Mali Avantajlar:
Uygulamada en az % 30 enerji tasarrufu nedeni ile işletme giderlerinde büyük ekonomi sağlar. Ayrıca su sıcaklığının 40°C civarında olması nedeni ile atık enerji kullanımı, ısı pompalı sistemlerin uygulanması gibi daha çok enerji tasarruf edici yöntemlerin daha etkin kullanıma ortam hazırlar. Daha küçük merkezi ısıtma tesisatı gerektiğinden, ayrıca kendi ilk yatırım maliyetinin de ucuz olması nedeni ile ilk yatırımda da büyük ekonomi sağlanması söz konusudur.
7. Çevre Sorunlarının Azaltılmasına Katkı:
Yerden ısıtmada klasik kazanlar kullanılsa dahi, enerji tasarrufu nedeni ile çevreye atılan parçacık ve zararlı gazlarda % 30 azalma söz konusudur. Ayrıca çevreyi kirletmeyen güneş enerjisi, atık enerji, jeotermal enerji, kuyu ve deniz suyu (ısı pompası ile) gibi ısı kaynaklarından etkin olarak faydalanmaya imkan sağlar.
8. Yeni Uygulama Ufukları ve Isı Kaynağı Seçenekleri:
Yol, köprü, sera, hemzemin geçit ısıtması, kar ve buz eritme, cami, havuz ve hamam gibi yerlerde daha iyi konfor sağlanması, toprakta ısı depolaması, mekan soğutması gibi uygulamalarda aynı sistem, aynı beceri ve prensiplerle uygulanabilmektedir. Bu özellik ise başka hiç bir ısıtma sisteminde mevcut değildir. Örneğin aynı ısıtıcı borulardan, yazın soğutma yapmak, boru ve bağlantılarında hiç bir düzeltme ve ayarlama yapmadan mümkündür. Sadece sıcak su yerine serin su geçirilmesi yeterli olmaktadır. Serin su sıcaklığının 7°-8°C yerine 12°-14°C olması, kışın da sıcak su sıcaklığının 90°-70°C yerine 35°-45°C dolayında olması alternatif enerji kaynaklarının verimli ve daha sürekli kullanımına ve daha ucuz enerji depolama yöntemlerinin kullanılmasına imkan verdiği gibi teçhizatın daha küçük ve ucuz olmasında çok önemli rol oynar.
9.Kendi Kendini Kontrol ve Dengeleme İmkanı (Self Regulating System):
Yerden ısıtma sistemi, sistemin gereği olarak ısı arzını ısı yüküne göre kendi kendine ayarlar. Bunun nedeni döşeme yüzey sıcaklığının ısı arzında en büyük etken olmasıdır. Isıtma kapasitesi döşeme yüzey sıcaklığı ile ortam ve duvar sıcaklığı ile orantılıdır. Bu bağımlılık ışıma ısı transferinde daha da belirgindir. Döşeme yüzey sıcaklığı (~ 26°-29°C), duvar iç yüzey sıcaklığı (~ 16°-18°C) ve iç hava sıcaklığı (~ 16°-20°C) arasındaki farklar radyatörlü sistemde (yüzey sıcaklığı > 70°C) olduğu gibi olmayıp cüzi miktarlardadır. Bu nedenle de sistem sıcaklık değişikliklerine çok daha duyarlıdır. Örneğin dış hava veya ortam sıcaklığındaki ufak bir artış döşeme sıcaklığı ile ortam sıcaklığı farkını azaltacak bu da ısı transferini aksi yönde etkileyecektir. Sonuç olarak borulardaki sıcak su tasarlanandan daha az ısıyı odaya bırakarak başka odaya gidecek veya kazana dönecek, oda da böylelikle fazla ısınmış olmayacaktır. Kazan sabit rejimde çalışsa dahi 4 yollu vanadan sisteme sadece gerektiği kadar sıcak su gönderilmiş olacaktır. Aynı prensip bir daire içinde de geçerlidir. Örneğin güneye bakan bir odada öğle saatlerinde güneş enerjisi kazancı arttığında, sıcak su daha soğuk odalara bu odada fazla enerji kaybetmeden geçecek ve daha soğuk odaları daha fazla ısıtacaktır. Böylelikle doğal bir ısıl denge ve kontrol sağlanmış olacaktır.
10.Sıcak ve Soğuk Su Tesisatında Kullanılabilirlik:
İlgili standartlar çerçevesinde belirli termoplastik borular doğrudan sıcak ve soğuk su tesisatında kullanılabilir [4-9]. Bu yöntemle büyük ölçüde işçilik ve yatırım tasarrufu sağlanır. Korozyon ve tıkanma problemi ortadan kalkar. Bu tür tesisatta kullanılan boru et kalınlığı dolayısı ile basınç dayanımı daha fazladır. Örneğin PEXa boruların kullanım dayanımı 90°C da 10 bar, hammadde ergime noktası 400°C'dır.
11.Hafiflik ve Doğal Enerji Kaynaklarını Daha Az Tüketme:
Termoplastik borular eskiden yerden ısıtmada kullanılan bakır borulara oranla çok daha hafif ve ucuz olup döşemesi daha kolaydır. Boru yüzeyleri daha düzgün olup bakır boruların lehimleme dezavantajını da giderir. En önemlisi termoplastik boruların yapımında çok daha az birincil enerji tüketilmektedir.
Şekil 4-9.a da çeşitli ham malzemenin üretiminde tüketilen fosil yakıt miktarları karşılaştırılmıştır.
Şekilden görüldüğü üzere metalik malzemede fosil yakıtlar üretim için gerekli enerji girdisinde büyük miktarlarda kullanılırken, termoplastik boruların hammaddesi olarak doğrudan doğruya fosil yakıtlar kullanıldığı halde çok daha az doğal enerji kaynağı tüketilmiş olmaktadır. Aynı şekilde nihai üretimde de daha az petrol eşdeğeri enerji tüketilmektedir. Ayrıca diğer fosil yakıtların üretiminde ortaya çıkan hammaddenin termoplastik boru üretiminde kullanılması ile verimli ve çevreyi kirletmeyen bir uygulama gerçekleşmesi dikkate değerdir.
4.2.4.2. Soğutmaya ilişkin özel avantajlar ise 3 ayrı grupta toplanabilir. Bunlar:
1. Güneş Enerjisi ile Soğutma İmkanı:
Güneş enerjisi ile tahrikli absorbsiyonlu soğutma sistemi, fazla zorlanmadan 12°C-14°C arasında su serinletebilir. Bu ise tavandan soğutmaya ayrılabilen geniş yüzey alanları aracılığı ile etkin bir soğutmaya yeterlidir.
2. İnsan Anatomisine Uygunluk:
İnsanlar en çok ışıma ile ve başlarında serinlik duyusuna haizdirler. Geniş ışıma yüzeyi ve yüksek ışıma transfer oranı ile tavan yüzeyinden soğutma en ideal soğutma tarzı olmaktadır.
3. Güneş Enerjisine Bağımlı Olmadan Çalışabilme:
Yazın güneş enerjisi olmasa bile sıcak servis suyu özellikle otel ve tatil beldelerinde gereklidir. Örneğin sıcak su hazırlayan bir ısı pompası kullanıldığında buharlaştırıcı tarafında soğutma gerçekleştirilebilir. Tavandan soğutmada su sıcaklığı klasik soğutma düzenine göre daha yüksek olabildiği için ısı pompasının performansı ve verimi daha yüksek olur. Dolayısı ile bir ısı pompası ile verimli bir şekilde sıcak su hazırlanırken mekan soğutması da gerçekleştirilmiş olur. Özetle soğutulan mekandan çekilen ısı ile sıcak su elde edilir.
4.2.4.3.Dezavantajlar
Yerden ısıtma veya tavandan soğutmanın bunca avantajına karşın dezavantajı veya alınması gereken önlemler var mıdır? Mutlaka her sistemde olduğu gibi, dezavantaj denilmese de bazı kısıtlar ve alınması gerekli önlem ve dikkat edilmesi gerekli hususlar vardır. Bunlar şu şekilde özetlenebilir:
1.Tesis tamamlandıktan sonra, ısıtma modülasyonlarının ve çoğu zamanda kolektör bağlantılarının değiştirme imkansızlığı veya zorluğu. Elde edilecek sonucun döşeme ve tavanın beton dökülmesinden ve kaba işçiliğinden başlayarak tüm evrelerde çok iyi bir malzeme ile işçilik ve bilgi düzeyi gerektirmesi. Hatadan dönüşü zor olduğundan bu konuda çok ciddi , bilgi düzeyi ve birikimi yüksek firmaların tercih edilmelerini şart kılmaktadır.
2. Bina için m2 başına ısı yükü 100 kcal/h yı (zemin sıcaklığı >29º C sınırı) geçen durumlarda ek yalıtım gerektirebilmesi. Aslında bu bir kısıt veya dezavantaj değildir. Bilakis binanın iyi yalıtılmadığını belirtir.
Zira normal yalıtımlı binalarda, çok küçük çatı veya köşe odaları hariç böyle bir durumda Türkiye koşullarında karşılaşılmamalı… (Bakınız Çizelge 6-5).
3. Binaya yerleşim sırasında yere delik açılması, dübel takılması, tavana askı çakılması gibi uygulamalarda çok dikkatli davranılmalıdır. Borularda bir çatlak anında su kaçağının kendini hemen belli etmesi söz konusu ise de tam kaçağın olduğu yeri bulmak özel yöntem veya zaman gerektirebilir. Onarım sırasında betonun kırılması dışında elektrik dirençli boru kaynatma herhangi bir sorun yaratmamaktadır. Yerden ısıtmada binanın ısıl ataleti devrede olduğu için çok ani sıcaklık ayarları yapmak zordur. Ayrıca çok seyrek ısıtılan yapılarda özel bir rejime sokma evresi gerekebilir (Bölüm 5).
4. Isıtmada su gidiş/dönüş sıcaklık farkı 10°C alındığı için su debisi daha hızlı olmak zorundadır. Bu ise dolaşım pompası seçimini ayrıca ana kolon boru çaplarını etkiler. Buna karşılık kolon ve vana sayısı çok daha azdır.
5. Klasik sisteme göre inşası bitirilmiş ve kullanılmakta olan binalarda uygulama yapılması durumunda kapı ve eşiklerin yeniden düzenlenmesi sorunu vardır.
6. Termoplastik borular morötesi ışınlara duyarlıdırlar. Bu nedenle imalat sonrası özel ambalaj içersinde pazarlanır. Özel ambalajından çıkartılmış ve açık havada altı aydan fazla bekletilmiş borular yerden ısıtmada kullanılmamalıdır.
7. Zemindesıcaklığı >29º Cise bu olgu tozlanmayı artırdığı için halı sergilerde küçük çocukların maruz kalacağı toz oranı artar. Bu nedenle daha sık süpürülmeli ya da sergilerin toz oluşturmayan türleri kullanılmalıdır.
8. Termoplastik borular bazı yağ ve bitümlü malzemeye duyarlı olabilir. Dolayısı ile beton katkı maddelerinin seçiminde DİN 8078 Standardı Ek l'deki "katkılara uyumluluk" listesi göz önünde tutulmalıdır.
9. Dış duvarlara yakın noktalarda boru aralıkları yeterince artırılmadığında yada dış cephe yalıtımı kötü ise farklı ısı ortamı nedeniyle konforsuzluk oluşur. Buna proje ve uygulamalarda özellikle dikkat edilmelidir.
10.Sonuç olarak DÖŞEME YÜZEY SICAKLIĞI 29º C DAN DAHA YUKARI SEÇİLMEDİĞİ PROJELERDE hiçbir dezavantaj oluşmayacaktır. Dünyadaki uygulama ve testler bu sınırların altında hiçbir olumsuzluk rapor etmemiştir.
Bu makale 815 kere okundu.Güncelleme Tarihi :2011-12-02 02:59:37
MAKALE ARŞİVİ
ISIYER YERDEN ISITMA
ISIYER YERDEN ISITMA SİSTEMLERİ
(1987 Yılında yayınlanan kitap özeti)

TEORİ VE UYGULAMA ESASLARI (HARIZLAYAN PROF.DR.BİROL KILKIŞ)

BOLUM 1 ÖNSÖZ
Ülkemizde tüketilen enerjinin % 43'ü binalarda, binalarda harcanan enerjinin ise yaklaşık % 80'i ısıtmada, % 10'u da soğutmada kullanılmaktadır. Bu oranlar binaların özellikle ısıtılmasında olası enerji tasarrufu önlemlerinin Ülke ekonomisi açısından önceliğini ve önemini vurgulamaktadır. Birincil enerji kaynaklarının tükenir nitelikte olması, bu konuda belirli bir oranda dışa bağımlı bulunmamız, aslen zengin sayılabilecek alternatif enerji kaynaklarımızın ise bu tür enerji kaynaklarına özgü kesintili ve düşük yoğunlukta elde edilebilme özelliğinde olması bizleri klasik ısıtma ve soğutma sistemlerine karşın yeni seçeneklerin arayışına zorlamaktadır. Klasik ısıtma sistemleri oldukça yoğun biçimde birincil enerji kaynaklarına ve yüksek sıcaklıklara gerek duymakta, bunun sonucu olarak atık ısıların, alternatif enerji kaynaklarının ve ısı pompası gibi yeni cihazların kullanımında yeterli başarının sağlanmasını engellemektedirler. Ayrıca enerji tasarrufuna yeterince teknolojik imkan tanımadıklarından hava ve çevre kirliliğini azaltma çabalarında çok başarılı olunamamaktadır.
TABANDAN ISITMA
2. Yaşam Konforu ve Sağlık:
İnsan bedeni genellikle 1,00-1,50 m yükseklikteki hava sıcaklığından etkilendiği gibi en çok ışıma ile ısınma ihtiyaçlarını giderirler. Yerden ısıtmada beden seviyesinde daha sıcak bir havanın bulunması, insanı çevreleyen duvarların iç yüzeylerinin daha sıcak olması nedeni ile ışıma ısı kazançlarının daha yüksek olması, ayrıca soğuk hava cereyanların ve de pencere ve dış kapılardan sızan havanın daha az olması nedeni ile, yerden ısıtmada insanlar adeta sıcak bir yorgana benzer bir konfor ortamına kavuşur. Bina içinde soğuk ve cereyanlı koridor ve mahallerin olmaması da ayrı bir konfor faktörüdür. Yerden ısıtmada yaşanılan hacim içersinde hareketli hiçbir mekanik ısıtma aksamı yoktur. Bu yüzden üflemeli konvektörler ve sıcak hava apareylerinde olduğu gibi gürültü ve titreşim de söz konusu değildir. Ayrıca yerden ısıtmada döşemeye serilen yalıtıcı izolatör köpük ve naylon branda ideal bir ek ısı yalıtımı olduğu kadar ses yalıtımı da sağlar. Bunun sonucunda katlar arasında gürültü iletimi azatlığından, daha sessiz ve sakin bir ortam oluşur.
ISIYER VE HESAPLAR
BOLUM 5
YERPEN ISITMADA ISI YÜKÜ HESABI
Ülkemizde de yaygınlaşmakta olan yerden ısıtma uygulamasında önemli bir sorun ise klasik ısıtma yöntemlerine özgü ısı yükü hesap yöntemini içeren TS 2164'de bu tür bir ısıtmanın getirdiği özellik ve avantajların gözönüne alınmamış olmasıdır. Kaldı ki TS 2164'de verilen dış hesap sıcaklıkları DİN 4701'in eski değerlendirme esasları çerçevesinde yapılan hesapların sonucu olup DİN 4701-1983'de verilen yeni değerlendirme esaslarına göre henüz Ülkemizde düzeltilmemişlerdir. Yapılan yeni bir çalışmada dış hesap sıcaklıklarının birçok kentimizde daha sıcak olması gerektiğini göstermiştir [5-1]. Örneğin Ankara'da bu değer-12°C yerine -10°C, Hakkari'de -24°C yerine -14°C'dır. Bu nedenle TS 2164'e göre yapılan ısı kaybı hesaplamaları neticesi bina için tesis edilen ısıtma cihazları ve aksamı gereğinden yüksek kapasitelerde seçilmektedir [5-2].
Yerden ısıtma tesisatının projelendirmesinde ise TS 2164 standardı aynen uygulandığında, yerden ısıtmanın getireceği enerji tasarrufu cihaz ve tesisat seçiminde gözönüne alınamamaktadır. Kaldı ki yerden ısıtmada bina ısıl ataletinin daha iyi kullanılması nedeni ile o yılın çok cüzi günlerini teşkil eden en düşük dış sıcaklık değerlerini kullanmak gereksiz olmaktadır. Zira demin de değinildiği gibi DİN 4701-1983 bu gibi en düşük sıcaklık değerlerini, "bu değerler arka arkaya tekerrür etmedikçe", klasik sistemlerde dahi dikkate almamaktadır.
Sonuç olarak özellikle infiltrasyon ısı kayıpları, iç mahal sıcaklıkları, ısı yükü zamları, yerden ısıtmanın termomekanik özellikleri doğrultusunda ayrı bir yöntemle hesaplanmalı, ayrıca dış hesap sıcaklıkları yeniden düzenlenmelidir [5-31]
Bu yayında yerden ısıtma için hesaplamalara ilişkin değişiklikler ve yeni hesap algoritması ve geliştirilen yeni çizelgeler tanıtılmakta, ayrıca çok seyrek ısıtılan mahallerde yerden ısıtmaya ilişkin işletme rejimi ve hesap yöntemleri açıklanmaktadır. Tavandan ısıtmada ise yerden ısıtmaya özgü termomekanik avantajların bir kısmı kaybolduğu için bu tür uygulamalarda ve yerden yüksekliği 1.5 m.yi aşan duvardan ısıtmada ısı depolaması katsayısı C'nin dışında TS 2164 yönteminin uygulanması tavsiye olunur. Soğutma uygulamalarında da bilinen havalandırma ve klima hesap esasları takip edilmeli fakat Cf soğuk depolama katsayısı uygulanmalıdır. Ancak her durumda dış hesap sıcaklıklarının yeniden düzenlenmiş değerleri kullanılmalıdır (Çizelge 5-3). Yerden döşemeye özgü ısı yükü hesap yöntemi taslak halindeki DİN 4725'de verilmekle birlikte, burada konu daha derinliğine incelenmiş bulunmaktadır. Bu yöndeki çalışmalar ilgili Türk Standardı hazırlık çalışmalarına da yansıtılmış bulunmaktadır [5-4].
5.1. Yerden Isıtmada Isı Yüküne Etken Termo Mekanik Faktörler
|
a-KLASİK ISITMA b - DÖŞEMEDEN ISITMA Şekil 5-1. Radyatörlü Sistemde ve Yerden Isıtmada İç Sıcaklığın Dikey Yönde Dağılımı |
Şu andaki TS 2164 standardı esas itibarı ile radyatörlü ısıtıcı elemanlara sahip bir merkezi ısıtma sistemini temel almaktadır. Radyatörlü sistemlerde ısı arzının yaklaşık % 80 i ısı taşınımı (konveksyon) ile olmasına karşın, yerden ısıtmada bu oran sadece % 30 ile % 45 arasında gerçekleşmektedir. Taşınım ısı transferinin daha çok olduğu radyatörlü
sistem ile yerden ısıtma sistemi, ısıtılan bir iç mahalde oluşan sıcaklık dağılımları yönünden Şekil 5-1'de karşılaştırılmıştır.
Yerden ısıtılan bir mahalde, yükseklik boyunca hava sıcaklığı hemen hemen sabit kalmaktadır. Klasik tarzda ısıtılan bir mahalde ise hesaplarda temel alınan ortalama iç Standard hesap sıcaklığı (Ta) ile insan bedeni çevresindeki gerçek konfor sıcaklığı (Tk) arasında, oda fiziksel koşullarına, ısıtıcı konum ve kapasitelerine ve diğer ısıl koşullara bağlı olarak 2°C ila 3°C arasında bir eksi fark oluşmaktadır. (Tk < Ta). Örneğin iç hesap sıcaklığı 20°C alınan bir odada insan çevresindeki gerçek sıcaklık en fazla 18°C olabilmektedir. Ayrıca ışıma ısı transferi de düşük olduğu için insanlar üşümektedir. Eğer o odada, insan bedeni dolayında (~ 0.75 m) 20°C hava sıcaklığı (Tk') arzu ediliyor ise o odanın daha fazla ısıtılması yani iç hesap sıcaklığının daha yüksek, örneğin 22°C (T ') alınması gerekecektir. Radyatörlü sistemde sıcak hava tavana yakın yerlerde toplanacağından buradaki hava sıcaklığı (TT) gereksiz yere yükselecek ve bu ise hem infiltrasyon (hava sızıntısı) hava akımını körükleyecek hem de özellikle çatı katlarında ısı kaybını arttıracaktır. Yerden ısıtmada ise Ta, Tk, hatta TT birbirlerine çok yakındır (Şekil 5-l.b).
alt makale 1.1
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Mauris luctus magna non lectus luctus non dictum purus egestas. Fusce porttitor lobortis sapien, ac dapibus ligula pulvinar in. Proin ipsum sem, euismod vitae ultricies id, blandit at justo. Cras quis diam erat, sed interdum nulla. Phasellus tincidunt pulvinar massa ac vestibulum. Quisque non nisl in velit fringilla luctus nec nec tortor. Nulla aliquam blandit luctus. Sed tincidunt, ipsum et ultricies porta, nunc libero pulvinar magna, sit amet consectetur eros libero pulvinar eros. Duis auctor leo et nisl dignissim eget tristique nulla viverra. Nulla tincidunt dolor in felis interdum convallis. In massa dui, tristique eget ornare a, condimentum a augue. Proin eu lacinia ligula.
GELECEKTE ISIYER

BÖLÜM 4
GENEL TANITIM
4.1. Tarihçe
Döşeme, tavan veya duvar gibi yapı elemanı yüzeylerinden mekan ısıtılması uygulamaları çok eski çağlara kadar uzanmaktadır. İlk olarak M.Ö. 1200 yıllarında Güney Batı Anadolu'da, Kral Arzowa'mn Antalya yakınında Perge'de inşa ettirdiği sarayında bu sistemi kullandığı yapılan kazılardan anlaşılmaktadır. Yine aynı tarihlerde Çin'de ve Tibet'de, Ti-Kong ve Kao-Kang çağlarında benzer uygulamaların olduğu bilinmektedir. Pompei ve Saalburg'da yapılan kazılardan M.Ö. 80 yıllarında Romalıların duvar içi ve döşeme altı kanallardan sıcak hava geçirerek yapılan ısıttıkları ortaya çıkmıştır (Şekil 4-1) [4-1]. Eskiden sıcak duman gazların duvar içlerinden geçirilmesi şeklinde yapılan ısıtma sistemleri günümüzde daha çok sıcak sulu panel ısıtması
|
Römer Kalesi-SAALBURG |
şeklinde uygulanmaktadır.
Şekil 4-1. Kanallarla Döşemeden Isıtma (Eski Roma Çağı).
Sıcak havalı sistemlere ise Doğu Anadolu'da, Kars dolaylarındaki 19. Yüzyıl taş yapılarında hala rastlanmaktadır. Çağdaş anlamda ilk uygulama İngiltere'de A.H. Barker (1870-1954) tarafından yapılmış ve 1907 yılında 28477 numaralı Patenti "Panel Isıtması" unvanı ile almıştır. Crittall firması ile birlikte Bolinbroke Hastanesi, Liverpool'da Adelphi Oteli, Aldwych'de Bush Binası gibi değişik tür yapılarda uygulamıştır. Aynı firma, Almanya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İtalya ve daha birçok ülkede Crittall sistemi adı ile uygulamalar yapmıştır. Kıta Avrupa’sında ilk firmalar ise 1929 yılında Hollanda'da ve 1930 yılında Almanya'da kurulmuştur. Yine aynı yıllarda, Amerika Birleşik Devletlerinde Indiana'da benzer bir yöntem, okul ısıtmasında uygulanmıştır. Almanya'da ise panel ısıtmasının esasları ve temel teorisi daha 1930 yılı başında ortaya konmuş ve kitap halinde yayınlanmıştır [4-1]. Yüzey ısıtması özellikle kar ve buz eritmesi, soğutma, kilise, hastane ve spor salonu ısıtması gibi alanlarda öncelikle Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Kanada'da uygulana gelmektedir. Ülkemizde ise münferit uygulamalar 1950'li yıllarda başlamış olup, bakır borular ile yapılan en belirgin uygulama Ankara'da 1970'li yıllarda inşa edilen Kocatepe Camiidir.
ISIYER
Yerden ısıtma sistemleri, ülkemizde henüz yeni yeni yaygınlaşmakla beraber yurtdışında uzun zamandır başarıyla uygulanmaktadır. Bu yeni teknolojiyi 20 yılboyunca PEXa boru kalitesiyle sizlere sunmaktayız.
İşlemin genel adı "Yerden Isıtma" sistemleri olarak geçmekle birlikte, işin kapsamı içinde sadece ısıtma değil "soğutma" da bulunmaktadır ve sadece yerden değil tavandan ve duarda da uygulama yapılabilmektedir. PEXa kalitesiyle üretilen özel ürünler ile döşenen tesisatlarla, mevcut ısıtma ve soğutma sistemlerinden hem daha ekonomik,hem de daha modern görünüşlü bir ısıtma/soğutma sistemine sahip olabilirsiniz.
Makale 1
BÖLÜM 2
İÇİNDEKİLER
BÖLÜM
1. ÖNSÖZ............................................................................................................................... ı
GEREKÇE .............................................................................................................. v
2. İÇİNDEKİLER ........................................................................................................ ix
3. SİMGELER ............................................................................................................. xiiı
4. GENEL TANITIM ............................................................................................................. 1
4.1. Tarihçe..................................................................................................................... 1
4.2. ISIYER Sistemi Nedir ? ................................................................................. 2
Toplam Sayfa : 1 | Toplam Kayıt Sayısı : 8 | Sayfa Başına Gösterim : 10 |
MAKALE ETİKETLERİ
- Sorun Çözücü?
- Cevaplarımız
Siz sorunuzu sorun biz cevaplayalım !
(E-mail adresiniz gizlenecektir.)Tüm Sorun ve Çözümleri görmek için tıklayın...
BİLGİLER MAKALELER
|
|
|
» 1 Online » 12 Bugün » 16 Dün » 127 Bu Hafta » 397 Bu Ay » 3058 Bu Yıl » 6607 Toplam |
|
Tarih: (08.09.2011) |


